Monday, April 14, 2008

I see dead people

Ofiste her an kucuk bir sarisin cocuk bunlari fisildaycak diye bekliyorum. In cin top oynuyor, ustelik top bile susturuculu sanirim! Ogleden sonralari adeta goz kapaklarimin uzerinde birileri oturuyor. Mabette gibiyim. Oysaki evde invazyonun ikinci safhasina gectigimiz icin durum tam tersi. Hafta sonu bizim kizlar (her ucu de) elma puresi yapmaya geldiler. Artik nufusumuz 4 oldu Hoboken sokaklarinda. Tabii Ayca ile Defne simdiye dek kucuk harflerle konusma aliskanligi edinmedikleri icin boyuna onlara bu evin bizimki gibi olmadigini, her yonde komsularimiz oldugunu anlatmak gerekiyor. Ote yandan Ayca beni afallatacak kadar hizla Ingilizce parcalamakta. Dun bir markette bizden ayrilmis, bir kadina peynir ikram etmeye calisiyordu: Cheese we eat? Defnecik ise neden burada herkesin Ingilizce konustuguna bir turlu ikna olamadi. Her seferinde bir daha soruyor ama Ayca'dan asagi kalmamak icin de azimli, hemen onun arkasindan tekrar ediyor dediklerini.

No comments: