Adeta Truman Show içinde yaşar gibiyim. Cumartesi sabahı binadan çıktım ve neredeyse çiğneniyordum. Ben nasılsa hafta sonu, Hoboken'in yuppi ahalisini pek göremem herhalde diye düşünmüştüm ama meğer hafta sonunun da sürü halinde yapılan ritüeli varmış. Gördüğünüz binayı çepeçevre dolaşan kaldırım oluyor bir koşu pisti. Hafta içi sürüler halinde iskeleye üşüşen yuppiler ise hafta sonu filolar halinde koşuyorlar. Haliyle de sakin sakin gazete arayışına çıkan bendeniz az kalsın beşli bir grubun altında kalıyordum. Herkes en koyu renk eşofmanları ve en parlak koşu ayakkabılarını çekmiş, mutlaka Ipodlar takılmış, Ipodu olmayanlar utançtan "Ben zaten koşarken müzik dinlemenin tehlikeli olduğunu düşünüyorum. Bakınız Başkan Bush nasıl helikopterin merdiveninden düşmüştü" havasında. Bu arada jogging değil koşu pisti dedim çünkü herşeyde olduğu gibi bunu da abartıyorlar; hepsi canını dişine takmış bitiş çizgisine depar atar gibi kan ter içindeler. Galiba ne kadar hızlı koşarsam o kadar çabuk zayıflarım düşüncesi hakim.
Truman Show dedim ya, bana bunu en çok hatırlatan ferry önündeki kuyruk. Resimde bir parça görünüyor ama durum şu: 1.sahne - tekne yok iskelede 1-2 kişi dışında kimse yok; 2.sahne - tekne uzaklarda belirmiş, iskele önüne gelenler hemen kuyruk olmuş; 3. sahne - tekne iskeleye yaklaşmış 10-15 metre mesafede o ana dek iskelenin başındaki tabela önüne kuyruk olan ahali kuyruğu bozmadan aniden hep birlikte ilerleyerek iskelenin üzerine çıkıyor ve 4.sahne - kuyruk ile tekne aynı anda iskelenin ucunda buluşuyor! Her seferinde kulak kabartıyorum kemanları duyabilecek miyim diye ama henüz duyamadım.
Tuesday, April 8, 2008
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
No comments:
Post a Comment